Şen Haramiler

09_01_2009

evet adettendir diyor ve bir oyun sonrası değerlendirmemize daha volkan’ın attığı adımı takip ederek başlıyoruz.

öncelikle bu haftaki frp oyunumuz aslında bir hafta sonra olması planlanan, ancak grup üyelerinin ne idüğü belirsiz plan ve programları neticesinde cuma akşamından cumartesi sabahına kadar süren bir oyun olarak tamamlandı. içimizde iki ay önce tutuşan frp aşkı ve grubumuza olan bağlılığımız bütün imkanlarımızı seferber ederek olmayan bir zaman yaratmamıza neden oldu. ha oldu da kötü mü oldu? sümmehaşaa. şan oldu şöhret oldu.

bu oyun değerlendirmesinde verilecek en önemli paye kuşku götürmeyecek bir gerçek olarak söyleyebilirizki Tobias Ironhand adıyla, şen harami olma yolunda büyük bir adım atmış olan Ali arkadaşımızadır. kendisinin oyun içi dinamikleriyle karışmış kafasının combat anlarında nasıl tıkır tıkır işlediğini, nasıl bir cevvallikle grubumuzu ipten aldığını hepimiz gördük. Kendisi uzun süre hafızalardan çıkmayacak bir performansla haramilerin bugün muzaffer bir edayla, göğsünü gere gere dolaşmasını sağlamıştır. saygılar Tobias Ironhand’e.

dün 6 sene okul okuduğum Greyhawk sokaklarında zihnen sınırlarımın sonlarına geldiğim anlar oldu. elimizdeki küçük bilgi kırıntılarının peşinden ki önceki oyun başlayan bitmek bilmez araştırmaların devamıydı o han senin bu pansiyon benim, mezarcılar senin, dilenciler benim, konsolosluk senin sal çıkmazı benim tabiri caizse tillahımız sikildi. kiminle konuşsak “valla ben bilmiyorum, bi soralım bakalım, ben size haber gönderirim” diye diye ordan oraya koşturmaktan ayaklarımızın altı nasır tuttu. sadece nasırla kalsa iyiydi tabi ama çözümsüzlüğün karanlık girdaplarında kaybolmaya başladığımız anlarda artık sinirlerimizinde yıprandığını farketmeye başladık. Valost’un kurdundan ayrı kalmasıyla ufak ufak başlayan ve şehir kalabalığı arasında giderek artan huysuzluğu bütün combat dengesini bozmuş olacak ki, saatlerce hevesle beklediği büyük çarpışmada büyücü ve halforctan aldığı erken darbelerden sıyrılıp gelmesi için hem sihirli bir ele hemde bolca zamana gerek vardı.

şehir sokaklarındaki şuursuz koşturmacamızın gerginliğinin caleb’te de başgöstermesi elbetteki kaçınılmazdı. ilk defa gördüğümüz, ona rağmen bize bildiği küçük bilgi kırıntılarını verme hususunda cimri davranmayan barmenin elini bilekten kavrayarak masaya yapıştıran, sonra parmaklarının arasında bıçak darbeleriyle akrobatik bir gösteri yapan Caleb’in bu davranışı için aklıma gelen tek mantıklı açıklama “biz belayı bulamadık o bizi bulsun” diye düşünmüş olmasıdır. hoş mevzu Caleb olunca hangi mantıklı açıklama dediğinizi duyar gibiyim. zira yıllardır aşina olduğu combatta halforca vurabilmek için sahip olduğu %75 şansı üç defa üst üste kullanamayıp exotic falchionun ağır darbesiyle yerlerde ölümle burun buruna gelmeside mantıkla açıklanabilecek birşey değil.

peki güvendiğimiz valost ve caleb bu hallere düşmüşken biz nasıl oldu da burnumuzu boktan çıkardık? elbette Tobias’ın ve Ubor’un herşeye yetişmesiyle. Tobias’ın iki kolunu yana açarak göğsünden çıkardığı huzmeyle dostlarına şifa düşmanlarına eza vermesi, bunun yanısıra uçları keskinlikten pırıldayan kocaman baltasını ustalıkla kullanarak kritik canlar alması daha öncede bahsettiğimiz gibi takdiri hakeden davranışlardı. peki gecenin gizli kahramını Ubormetenga’yı unutuyor muyuz? hayıııır dediğinizi duyar gibiyim. öncelikle dün gece sayın dm’imizden ekstra kader puanı alacak kadar kahramanca bir şekilde vücudunu grup arkadaşları için teleport vasıtası ile siper etmesini hatırlayıp kendisini tebrik ediyoruz. ve ayrıca ben o teleport hadisesinin ilk zavallısı olarak kendisine bir borcum olduğunu belirterek ayrıyetten teşekkür ediyor, yanaklarından bu cesurca ve zekice çözüm için öpüyorum. elbette ekibin en yağmacı kahramanı olan ubormetenga’nın oyun sonunda gerçekleştirdiği indiragandiyide unutmuyor, helali hoş olsun koçuma diyorum.

bendenizde naçizane şehirde hırlı hırsız kim varsa kendimi tanıtarak namımı yedi düvelde duyurmuş garip bir Latron’um dostlar. bugün Greyhawk’ta halfling Latron deyin hemen göstersinler. feriştahım sikildi millete laf anlatmaktan. zaten alevli köpeklerden ve ibne büyücünün fireball’undan zopanın kralını yedim sesim soluğum kesildi. bir müddet dinlenip kafamı toparlamam lazım. ama elbette dişimle tırnağımla 3. levelin kapısını açtım mı? açtım. kralsınız. hepinizi öpüyorum.

Comments

caleb_quanthar

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.