Şen Haramiler

21_06_2009

heh hey. güzel oyun oldu, zevkli oyun oldu bence de. oyunun çoğu vahşi bataklıklarda geçen bir iz sürme/hayatta kalma macerası şeklinde geçtiği için grupta biri NPC filmon/timofte olmak üzere 3 tane olan rançerolar çok iş yaptı. bataklığa girmeden önceki, grubun asıl amacını çaktırmamaya ve kendilerini açığa çıkarmamaya gayret ederek araştırma, sorgulama yaptığı kısımlar da zevkliydi. aslında ne olmuş ne bitmiş, iuz amcaların asıl amacı ne, çocuk nerede, iblis kim, nereye gidiyoruz gibi bir çok soru işareti olması da zevk kattı bence.

bataklıkta valost’un bir ranger’ın hayali olabilecek işler yapması mükemmeldi: tek başına vahşi ortamda iz sür, ava yetiş, sinsice sabote et, geri gel. sabote etmekle kalmayıp bir de gruba yiyecek getirmiş olması da cabası hehe. çok tehlikeli idi tabi bir yandan, duyulsa görülse, kombat çıksa, bir sleep’e, bir command’e bakabilirdi valost’un sonunun gelmesi.

deli ubor’un ilk fireball’larını atmanın coşkusu ile gözleri parladı. baya bir ağır silaha dönüştü gibi ubor, daha çok fantastik fireballar görecek gibiyiz önümüzdeki oyunlarda. caleb, denize olmasa bile nehirlere çıkmış olmanın verdiği gazla kendini amra ilan ediverdi. grubun nehirde hızını arttırdı. fakat o tutsağın ağzına sıçmış olması (kelime anlamıyla) oyunun fantaziden çıkıp southpark’a dönüştüğü an oldu malesef neyse ki sonra latron ve ubor yaratıcı planlarıyla adamın zaten skilmiş olan psikolojisini de kullanarak herifi konuşturmayı başardılar. fakat daha sonra aynı numaranın iyice coşarak kullanılması (iuz: gizli kapıdan götür onları evladım ehahhrhaha), iuz hakkındaki kısıtlı bilgiyle ve adamın günler içinde kendine gelmeye başlamasıyla patlayıverdi. ama yine de süper hareketti tabi.

orhan ise gayet güzel performans gösterdi ve daha da önemlisi, tahmin ediyorum çok eğlendi. langur lungur hikayeye sokmaya çalıştığımız, doğru dürüst geliştiremediğimiz karakterine rağmen, karnak’ı şahane oynattı, gruba güven/güvensizlik durumunu çok güzel ayarladı ve role-playini güzel yaptı. ferepe ortamlarımızın genç yetenekleri arasında yerini aldı.

bu oyunda combat’ın az olması bence ayrı bir zevk kattı, özellikle önceki oyundaki psikopat combattan sonra. ben de combatları biraz daha dinamik tutmaya, hemen initiative’e, sıraya sokmamaya çalıştım. güzel de oldu.

bataklık atmosferi, hissiyatı da iyi gibi geldi bana. gerçekten de oturduğumuz yerde alnımızdan terler akmasının etkisi oldu tabii.

oyun bir sona bağlansaydı tatmin açısından daha iyi olabilirdi. fakat hem zaman kısıtlamasından, hem de olayların benim tahminim dışında gelişmesinin de etkisiyle, apar topar bir sona bağlamak yerine orada bırakmayı tercih ettim. bir sonraki oyunda kaldığımız yerden devam edeceğiz. haramiler de ellerindeki acayip tutsakla, dağların eteklerinde ne yapacaklarına karar verecekler.

Comments

caleb_quanthar

I'm sorry, but we no longer support this web browser. Please upgrade your browser or install Chrome or Firefox to enjoy the full functionality of this site.